Tenise İlgi
Benim tenisle tanışmam 90'ların ortalarına doğru başladı. Yaşım itibarıyla biraz geç de olsa, benim bu spora ilgi duymamı sağlayan ne Becker, ne Sampras, ne de Ivanisevic oldu. Andre Agassi’yi herhalde 90'ların başlarında birkaç kez izleme şansım olmuştur, fakat 1999 yılında Roland Garros’u kazanması ve bu sayede mevcut olan dört Grand Slam turnuvasını kazanmış beşinci sporcu olarak tarihe geçmesi beni cezbeden, bu spora yaklaştıran en büyük neden olmuştur. Tarihteki beşinci sporcu ve o sene itibari ile hali hazırda oynayan, faal tek sporcu. Sanırım hakkını vermek için şunu da eklemek gerekir; Agassi kendisinden evvel Grand Slam’i tamamlamış olan diğer dört sporcudan önemli bir nedenle ayrılıyor. Yakın bir zamana kadar 4 turnuvadan bir tanesi hariç hepsi çim kortlarda oynanıyordu. Dolayısıyla diğer oyuncuların tamamladığı grand slam iki farklı zeminde olurken, sert zeminin daha yakın bir gelecekte Amerika Açık ve Avusturalya Açık’da kullanılmaya başlaması, Agassi’nin üç farklı zeminde elde ettiği bu başarıyı diğerlerinden bir adım öteye götürüyor.
O yıllardan beri kendimi iyi bir tenis izleyicisi olarak görür, mümkün olduğunca yazılı ve görsel basını da bu konuda takip etmeye çalışırım. Son yıllarda internet gibi bir bilgi dünyası bu işin içine girince, takdir edersiniz ki, bilgi elde etmek artık çok daha kolay. Bununla beraber fırsat buldukça tenis oynamaya çalışırım, maçları izlerim ve gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında turnuvalara giderim. Seyretmekten bir adım ileri gitmek fırsatını ancak 2006’da yakaladım. İstanbul Cup gibi Türkiye’ye çok önemli katkısı olan bir turnuvanın ilk senesini tribünde seyirci olarak izledikten sonra, bu oluşumun içerisinde gönüllü olmak için gerekli temasları yaptım. Bu vesileyle de son üç yıldır bu turnuvanın bir parçası olmaktan son derece mutluyum. Katılımcı olduğum son üç yıl içerisinde çeşitli görevlerde çalıştım. Son iki senedir basın odasında görev alıp gelen oyunculara basın toplantılarında eşlik ediyorum. Bu turnuvanın dünya tenisinde İstanbul’un da adının geçmesinde son derece mühim bir rolü olduğuna inanıyorum.
Bu turnuva sayesinde tanıdığım değerli insanlardan bir tanesi de bu siteyi yeniden yapılandıracaklarını söyleyen Erkan Beyazıtlı oldu. Beyazıtlı benden bu gazetenin bir parçası olmamı istediğinde onur duydum ve çok memnun oldum. Benim burada elimden geldiği kadarıyla yapmaya çalışacağım görev ise haber koordinatörlüğü. Size ATP, WTA, Davis Cup, Fed Cup ve tenis dünyasından diğer önemli haberleri ileteceğim. Bu fırsatla size ulaşabilmemi sağlayan bu internet gazetesinde emeği geçen herkese teşekkür ederim. 2009’da yeni tenis sezonunda sizlerle sık sık buluşmak dileklerimle...
Eren Çelik
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
/images/stories/IMAGES/headlogo.png)
-
Fransa Açık Galibi Kuznetsova’yı Çim Korta Geçiş EndişelendiriyorEn son 2002 senesinde Amerikalı oyuncu Serena Willliams ayni sene icerisinde hem Fransa Açık hemde Wimbledon turnuvalarını kazanmıştı. Fransa Açık turnuvasını bu sene vatandaşı Dinara Safina’yı...Devamı İçin..
-
Federer Rakiplerine Halen Korku SalıyorRakiplerine gore Roger Federer sıralamadaki birinciligini kaybetmiş olabilir ama hala müthiş bir rakip.Devamı İçin..
İsviçreli yıldız bu sene henüz bir turnuva kazanamadı ve geçtiğimiz günlerde... -
Tenise İlgiBenim tenisle tanışmam 90'ların ortalarına doğru başladı. Yaşım itibarıyla biraz geç de olsa, benim bu spora ilgi duymamı sağlayan ne Becker, ne Sampras, ne de Ivanisevic oldu. Andre Agassi’yi...Devamı İçin..
- 1
/images/banners/TTF_Logo.jpg)
/images/stories/IMAGES/eng_flag.png)
/images/stories/IMAGES/facebook_logo.jpg)